« Önceki |

9/12/2009

PERDELER



orada olmadığını bilerek

denizin, sahile kadar yürüdü.
her ayın son gecesi için
saklanılmış şükufeler,
son çocuğunun gınası,
göz kapaklarınıda melekleşti;
masal bitti, büyü bozuldu.
tutkun inandı anlatılanlara;
huzur!

derinliği yoktu çukurlukta
döner ve uyur uykularını;
yanıbaş kırmızı odada
ankesörlü telefon acı çalar;
tring!




8/12/2009

GURUB..


gurbet
turbalık'ta
bir akşam
vaktidir

ayrı
düşmüşlüğün
bir başka
tarifidir

biçâre
vücud
ihtilâc
içinde
kıvranır

seğirdim
yollarında
hem
hanidir
hem
nicedir

..

elma
tatlıdır
elmadan
yapılan
alâ

bir
feveran
huzme ki
olur
miğfer
arş-u ala

..

güneş batar
yâde'lde
vakt
mevt'in
mevasim'idir

kasvet
mağrib'de
sevdâ'nın
haşmetli
merasim'idir



8/12/2009

SARMALDA BİR KORSANDIR HÜZN..



yâr
sana
imkânsız bakıldığında
ne takvim
ne mekân

bir arada olabilmek
belki
imgelerde
derin dalgaların
gölgelerinde
hüzn'de



6/12/2009

YÜZTUTMUŞ KIZIL ZAMBAKLAR SOLGUNA..



otantik mental bütünlük

bir dinlenidir bir trip
bağdatta savoy oteli ve
gecelerimin kilitlenmiş
güvenliğinde
poşetim ile ben
otlar çimenler üzerinde
seyerandayım

görülmeye değer şeydi o
konkav tersane antrepoları
ihtiras dolu bir imgelem
fonda guyana posterleri

"erzurum çarşı pazar
 içinde bir kız gezer
 coşkulu ve kor bakışlı
 leylim aman sarı gelin
 sarı gelin.."



5/12/2009

JEFFERSON AIRPLANE - WHITE RABBIT


 bir hap
 seni kocaman yapar
 bir diğeri ise küçücük
 annenin sana verdikleri ise
 hiç bir şey yapmaz!

 git alice'e sor
 boyu 3 metre olduğunda

 eğer
 tavşanların peşine düşersen
 ya da düşeceğini anlarsan
 onlara de ki;
"nargile içen bir tırtıl çağırttı seni!."

 alice'i çağırın henüz kısa iken

 satranç tahtasındaki adamlar kalkıp
 nereye gideceğini söylediğinde
 bir tür mantar da yemiştin
 aklın da ağır işliyor..

 gir alice'e sor; o bilir bence

 mantık ve kıyas saf dışı kaldığında
 beyaz at meydan okuyacak ve
 kırmızı vezir kafasından çıkacak

 hatırlıyorum fındık faresi ne dedi;
"Keep your head..keep your head"

 alice'i çağırın henüz kısa iken
 alice'e  sorun
 o bilir bence



5/12/2009

TEORİK BİR SINAVDI BİRLİKTELİĞİMİZ..


korkunç zalim ve mor ve
adsız caz aylarından kasım
sahile kanatlandırdı anıları
krallığının mistik atmosferinde
baş belâsı bir yalnızlıktı
mor salkımların gölgelerinde
gizli kalp harflerinde sensizlik

bir çocuk popülerliğinde
sönüverdi gözlerinde özlemim
ya da ki hayır ne yazık
umut ülkelerine geçişlerin
pırıltı pasajlarında kanatlarımız
uyamadı ödünç görüşlere ve
samur vahşi alıntılara



4/12/2009

BİR KORKU GULYABANİ ŞEYSİ..


gulyabani sanalkavramı
"aydınlatım güçiş" i için
doğruyu araştırma ister'i:

bir akşam zamanıydı;
başkişi'miz
duygudaş'ı gül'e
-ki gül; duygudaş'ın nominal belirtgeçi
 olmaktadır-
sesleniyordu
veya daha doğru bir anlatımla;
fısıldıyordu
ve bu fısıltıya
yaprakların bir yel esintisi
hışırtıları da karışıyordu..

..yorduyken
başkişi'nin şu deyişi havaya
yankılandı;

"HEY GÜL! YE BENİ!.  HEY, HEY GÜL! YE BENİ.."

aranotumuz;
"Gül ye beni" deyişi
okur'a birincil yorum yönünden
düşük nitelikli gelebilir
yalnız o sırada başkişi'nin
beyin bitkinliği belirgisi bulunuyordu ve
bu tanılama
ünlü bir sağın yönünden edimleşmişti..

sonra;
fısıltı, hışırtı, esinti kapsamında
adı geçen kümeleşime
belirgin ögeler olarak
katılımda bulunan sözcük
gül'ün balkonda oturmakta olan
duygusal artı ürkülü
anne ve babasının işitim örgenlerine
şu biçimde ulaşmış bulundu;

"GULYABANİ HEY GULYABANİ!."

..ürkünçtü gerçekten..bırr..

işte;
"gulyabani"
sanal kavramının başgöstermesi
böyle oluşmuştur..
hop hop palaa!.

3/12/2009

TIPS TIPS MUHTELİF BIRDS..

sarısından kuş..
bazen
bir kuş havalanmaz
yeşilinden bir kuş
bülbüldür belki de
de;
arabı
irab edeninden

güneşin ardında
bekleye durur avcıda
durur

ancası
değişmiştir kuş
değişmiştir
hem adı
hem sıfatı
ve
uzun sert ve emin
vurarak havaya kanatlarını
uçargeçer de
avcının önünden
pervasız
göremez avcı

almıştır güneş
o'nun
"üçkuruş" luk
akl'ını
karasından şu kuş..
o parlak sarı renkli tüyleri
abiye elbise yapımında
kullanılan
moho nobilislerden değil
kara bir kuştu bu kuş
gypaetus barbatus
bide bu kuş!.


anılar da da kuşlar:

http://www.youtube.com/watch?v=-ERnT1X9HPw

2/12/2009

AYRIK ÜLKE SÜRGÜNÜ SÖZLERİNDE YILDIZLAR..


dünün münzevi ormanlarında
okaliptüs ormanlarında
seni arıyorlardı bilmiyorum
başaşağı atlas çiçekleri
port louiste üç ceylan
ebru tomurcuklarıyla ilmikler
gecenin kırık dürtülerini
kör görünmezler ile
örümcekler olağanüstü
cümbüş figürleriyle
içeziği bir veda sunmaktalar
tasarlanmış bir gece hizmetinde
elvedalar esiyor şimdi

sabah yola çıkıyorum
özgün damlacıklarla toplanmış
sana işaret çiçekleriyle
serüven dizeler yanıbaşımda
anlatmaya geliyorum bir bir
hem zamanlar dışı
kızıl pas rengi günlere ait
çevrintinin tuhaf hikayelerini
süre sonra bahçende
çerçeve dışında
yıldızlar on bin gece yağmuru
ve mehtabın düşmesine an kala

                          

1/12/2009

BİR MA'SUM BUSE İLE BAŞLAR ABUSE..


 bir arı incirleri döllüyor
 ve
 catastrophe
 oğlak burcu'nda!

 kerâmet'mek ne için?
                     sen bana kıymaz idin de;
                     belli sana bir öğreten var!
                                                 "Theory"

 maske;  tamire mi muhtaç?
 anlamsız ve kasvetli olan;
 onarılabilinir mi?

 sentry box : aspecific..
                      belki "gayya"
                      belki
                      hem aptalca ve hem ucuz!
                      idiot-board (vay be!)

 işte bunlar hakkında idi
                      agather

                        *sence kaybolan şopar'lar/slang
                         annecik'e koşarlar mı?

                      

30/11/2009

VESTİYERDE ZAMAN İPEK BÜRÜMCÜK..

limanın çevresinde kuşlar uçar
uçmak model uçar kuşlar
kanatlarını çırparak pata pata
bir soluk eser rüzgâr ve
zeminde karıncalar
kaldırırlar başlarını sürümsüz
-bu çok önemli-
nerelere bakarlar
bir mıntıkadır açılır kapanır
birkaç kelime bir araya gelir
bölük pörçük akar
hücrelerine bölünüp zaman
parmaklarım çaresiz bükülür
ama yakalayamam
etaplara kırılmış
seninle benim mesafelerim
hem yerleri işaretsiz
mercanadalarda
komik dramalar oynanır
işte o karelerde
keskin yerlere geldik ve
bir iletin var elimde
teşekkür ederim çok ama
nedenlerim var birikmiş işte
gözlerimde katarakt 
okuyamam

dayanıp yaslanmışım karıncalara
soneklerdeyim


27/11/2009

BİR COCK-A- HOOP PANSUMAN TÜRKÜSÜ..

entarisi dım dım yar
gelir* diye umdum yar
gelesiye kadder uğreştim
gözlerim de yumdum yar

hımı hımı hım da hım hım yar**
vıyı vıyı vıy da vıy vıy var

entarisi tireden***
su soldurur dereden
tek canımız sağ olsun
malı veren yaradan

hımı hımı hım da hım hım yar
vıyı vıyı vıy da vıy vıy var

entarisin ben biçtim****
ateşine ben düştüm
ne talihsiz başım var
hayırsız ele düştüm

hımı hımı hım da hım hım yar
vıyı vıyı vıy da vıy vıy var


ŞİNCİK EXPLANATORY DİP NOTELER:

*
bakınız clip'te ve bu noktada hasan kardişin
sağ el hareketine?!
o an'da alt-şuur neler yaptırır ya rabbim!.)
bide gelesiye kader gözler kapali
uğraştı garib gurabam..

yazik..

**

bu "vıy vıye" ve "him hime" iniltileri
ne dimehtir?
bittabiî "momentum" da!.

***
muhayyile'de entari tireden olunca
yane melankoli ve outback pozişında
mal'ı da memory verince
anymore

"tek" de olur..
"can da sağ olur.."

nas'olsa su'yu da veren
bi "fancy maker" va!.
biliceksiniz siz;
pempe bi fil'dir o!
elephant hani!

****
tamaam!
artıkın entari felân da kalmadı
parçelendi..biçildi..
emme
böyle mi olmeliydi?
el'e muhtaç mı olunmeliydi?

bu bir möhim sorunsal olup..
irdelenmelidir..

by..



26/11/2009

SOFT VE TEPELİ KARABATAK PUTTY..


hava serin
daha kibritçi kıza
çok var
ama
işte diyorum
karıştı düşünceler

sarı
saçbağını hatırladım
nedense

ah!
hava serin diyorum
sözde
bir hazan
yaprak düşüyor
gözlerinden

kelebekler
ağlar mı?
MUTLU BAYRAMLAR..

http://moortip.blogcu.com/the-lady-a/4124774


26/11/2009

ÇAPRAZ TEZGÂH EPISODE BİR..

awe able couple

acele etmenin anlamı yoktu

belirginleşen ladylike ellerin
fark etmediğin girişimler ile
yüklenen mükemmelliklerin
çağrıştırdığı gizi grimreaper
gösterisel yıkıma yaslanmış
film çekeceğini söylüyorsun
doğruca geçen su ile çalışan
şahmerdan böceklerin erimi
noktasında elinde bindoların
göze kaçan unutulmuş oysa      
denge unsuru karşılıklı dava
verecek ve alacak belirleme
sorduğumda cevap almadım
iz-düşüm nedir bilemiyorum
dedin başını sallayıp zarifçe
sınır koyup projeksiyonlarla
saçlarımı okşa hep diyorsun
sen işini bitir bakgör ne oldu
demos gösterir ki kesintisiz
karbonsal aromatik tutkuyu
seni düşlüyorum anlıyorsun
sol elin ile dalgınca saçlarını
okşuyorsun farketmiyorsun
akdenize senden esti bugün
rüzgâr ki seyrettik senşarâb
bibaştan bibaşa rüzgârı sen
ve aynı rüzgâr esiyor yine..
esiyorsun sen..
sadecesin..
yalnız..
sen..
ladylike convulsion!.
http://moortip.blogcu.com/aah-kapuska-m/5033001

24/11/2009

HAFİFTEN SAVRULUR GÜN KÜLLERİ İÇİN..

marifetli o aykırı ağustos böceği
minik turlara çıkar
turneye çıkar
döner aynı noktaya gelir
aklım takılı kalır
bazen yargıya varırım
ben de o aralıkta olabilirim
belki olabilirim diyerek
soğuktan ve yalnızlıktan
usandığımda halbuki güneş
yaymakta duruyor sıcaklığını
iken minik çünkü minik
turlara çıkarım bilirim
güvenilir olduğu için
usta ile samimi olduğumda
hayret!
bir ateş alev alır
bir başka yoldan alev alır
yeşil çayırlar alev alev tutuşur
alımlıdır beni çeker çağırır
prangalar vurmak için
çiçeğinin taç yapraklarıyla
bir av olurum sevimli ona
ziyafetler sofraları kurar adıma
çağırır büyülü davetiyeleriyle
diz çöktürmek üzere önünde
kısa mesaj etkileşimler ile
usulca yumuşak tarzda
katılmam istediğini söyler kulağıma
pejmürde kulübemde
bir gece geçirmemem üzere
prangalar vurmak için
çiçeğinin taç yapraklarıyla



24/11/2009

RÜKÛ




hareket
asansör boşluğunda
görüntüye geliyor

mes'ele
tırtıl'ın
üzerine yıkılmış
anlaşılıyor

tereddüd ve sihr'
dessas
çehrede
tarih ile coğrafya
sahnesinde

kurnaz-ın ise
tereddüd-ü
âmâ
oluşundandır
siz şüphe duymayın

burada
nokta bile
devasa
görünür

...

şeftalî bahçesinde
birgün geçirdik
ne de çok sıcak-
bir gün geçirdik
eleleydik

sonuçta
ortaya bir şey çıktı
magma



23/11/2009

GEÇEN YAZ ARTA-DURDU NE ZAMANLAR..

abartılı iç acıtıyor
vahşi bir yağmurun altında
akgürgen
mesafe saçdiplerimi acıtıyor
yüzüm surlara odaklı
anılardayım

şimdi
denizin rengi
o sonbaharın rengi değil
gözlerinin çağrıları değil
ve fallar
kayıtsız kaldılar
gece sensizliğinin derinliğine
daldığında

yokluğunu
kelepçemde sakladım
aşinalık içime işlenmiş




22/11/2009

KURŞUNÎ RENKLER..

bir sabah saçlarımı
okşayıp da rüzgar
izlerini sürüp de
gidecek beyaz beyaz
ve güneş
aynaya baktığımda çizgilerden
yeni bir yüz gösterecek
üzülerek biraz

yok olmaz erken daha
biraz geç kalın ne olur
hiç hazır değilim henüz
ne olur baharlarımı
bırakın bir süre daha
tanıdık değil bana güz

yok olamaz dur
dur gidemezsin
gözlerimin rengi dur
bulutlara dönemezsin
yok alamazsın
beni deli zaman
dur
ömrüme o kurşuni renkleri
süremezsin

yok olmaz erken daha
biraz geç kalın ne olur
hiç hazır değilim henüz
ne olur baharlarımı
bırakın bir süre daha
tanıdık değil bana güz

bu gün
başka renkte ağaracak
biliyorum
ve zorla değil ya
o rengi hiç sevmiyorum

ne olur sanki
biraz daha zaman verseniz
yıllar öfkenizi hiç mi hiç
anlamıyorum

yok olmaz erken daha
biraz geç kalın ne olur
hiç hazır değilim henüz
ne olur baharlarımı
bırakın bir süre daha
tanıdık değil bana güz

yok olamaz dur
dur gidemezsin
gözlerimin rengi dur
bulutlara dönemezsin
yok alamazsın
beni deli zaman
dur
ömrüme o kurşuni renkleri
süremezsin

yok olmaz erken daha
biraz geç kalın ne olur
hiç hazır değilim henüz
ne olur baharlarımı
bırakın bir süre daha
tanıdık değil bana güz



21/11/2009

SENİ;



helikon

güneşe yakınlığı nahoş
ve izleyen rüzgârını
konfordan uzak
türdeş bir gemi güvertesinde

bir telâş acele mesaj
kurtulmasına yardım etsem de
herhangi bir düğüm engeller
belki ortağı beceriksiz

dört yüzlü grena taşında
kristal kel bir cüce
yeşilliğini savurur çimenlere
ve çimenlikte
orak böcekleri pır pır pır
çalıştırır alarm düzeneğini

iki karpuz
bir koltuğa sığar mı?

gidelim danışalım hadi gel
bir at alarak düz uzamdan
kısanot biyografiye
mide fesadına uğramadan
avans verelim belli koşullarda
dönüştürelim frekansları
çalıbülbülü şakımakam



20/11/2009

BİRAZ SİTEM ÇOKÇA HÜZÜN GÜLE GÜLE MEKTUBU




sana sarı elifler gönderdim
vardı mı ovaya aldın mı?
ölmez çiçekler tarlasından
hem yorulmamış gönderdim
yükümlüydüm gönderdim
toroslarda ahacık isteklerde
çiçek pazarı yok o anlamda
mahmur benzeri gönderdim

bazı mevsim önceydi yazdı
süslü tepside yakınıyorken
böcekler pusların arkasında
şarkılar söylüyordu sözlerin
söylüyordu sarılara karışıp
eflâtunî beyaz ve dokunaklı
şimdi yanıtlıyorum inceden
alev alev şelâle dizeler ile

kuşkanadında özlem kurşunları..

 

20/11/2009

AH! KAVAKLAR..

ah! kavaklar
bedenim üşür
yüreğim sızlar

beni hoyrat bir makasla
ah! eski bir fotoğraftan oydular
orda kaldı yanağımın yarısı
kendini boşlukla tamamlar
ah! omuzumda bir kesik el ki
hala hala durmadan kanar

ah! kavaklar
acı düştü peşime
ah! kavaklar
ardımdan ıslık çalar



19/11/2009

HOROZİBİĞİ



lugat'lar
tariflerini yapıyorlar
ve
taneli çardak gülleri
bağdadî mezbaha-da
lâtif ve türlü renkli tuzaklar sunuyordu

yağmur yağdıktan sonra
gidiş-dönüş ayak izleri kurumuş-katılaşmıştı
çok zor yürünüyordu

nice kimseler zelil olmuştur bu yolda
armağan
it üzümü idi ki
boşuna geçip-giden zamanın
karşılığı mı?

iyilerini kimler seçmişlerdi?
geriye ne kalmıştı

bakıyorum gökyüzü
gene gökyüzü
sabah olunca güneş gene doğar
evin çevresinde
elmas-pâre mer'a
endam'a ait olan

ay gibi!

 

18/11/2009

ALLEY WALLEY GİDİYOM BEN..SEVİYOM HEM..


alley..walley..
otopsy üzerine
"hendekte bir tavşan uymakta idi!"
incelemesidir:

teşrih;
yeniye göre değiştirim ve
material gereksinim çağırıştırır
matlab; dilhahdır
eskiden işlenmiş suçlar
azab ve mihneti
derinleştirmektedir

tarlaya
gdo-suz
soğan ekilmiş fekat
dog-anlar yemiştir

uzaklara bakmak
aceba
uzaklara mı bakmaktır?
yoksa
uzaklara mı bakmaktır!?

sapınç
üzerime bir tutkal kimin
yapıştı
lütfen açıklık getiriniz
komada mı olmaktayım?

aşkım bu civarlarda kayboldu
eceba nereye koymuştum?
yenisini de bulabilmem
pek mümkin olamayabileceğinden
gene de bendeniz o'nu
screen log' umda
aramaya karar vermiş
bulunmaktayım
aydınlıkta yane
revel and beyan ederüm

plaudit infections
kaygan zeminde
zig-zag figürleri
ironik dalgaboyunda
icra ederkene
susuzluğumuzu gidermek ve
çiş yapmak üzere
mola vermiş bulunmaktayız
mola 15 dakkadır ve
süre tartışmaya açıktır!.
mutluyus..guurluyuss..

16/11/2009

HURREM


hurrem

sapsarı saçların
ve
pırıltıyla çevrelenen
mağrur
hubsima'n
asuman

yarın sabah
evet
yarın sabah
ilk işim
erkenden kalkmak
gümüşten ördüğüm
ve dualar ile
ördüğüm
pervin gerdanlığı
boynuna takmak

hurrem

yarın doğum günüm
saçlarından
yansıdığım
ilk pür
göründüğüm günüm

bu sebeble
işte
bu yedi yıldız
sana
nurlar saçan
teşekkürüm




15/11/2009

HATIRDA KALICI SAHNELER..



narin
şirin mi şirin
birüya gördüm
seni gördüm
dün gecenin
biyarısı

hazırlıksızdım
utandım

öyle zilli şey ki
işte

bişeyi
çok
istediğimde
hep rüyada
vermekte
nedense

neyse

şöyle dedi
suzambağım
beni görünce

"hey!
  madem geldin
  söyliyeyim
  konuşma gelişigüzel
  ordaburda
  ki
  aşık olduğunu bileyim.."




14/11/2009

BÖĞÜRTLEN VE ÇALIBÜLBÜLÜ MASALI..

ilkbahar
pembe beyaz
açıkyeşiller
arasında
hûlyalı
bir esinti

yürüyordum

hava berrak
sema
nefesti
söz
füsunkâr
bir şarkı

"baharda bu yıl bir melâl var
  hüzün gibi,
  bülbülde ses
  gülde renk açmaz olmuş,
  neden?

  gönülde sarı bir hicrân var
  yüzün gibi,
  bülbülde ses
  gülde renk açmaz olmuş,
  neden?"



12/11/2009

GELMEZ OLDUN..SEN..



gri
nisan bulutları geçer
iner loşluğu
akşamın
güneşin la'l rengi
kaybolduğunda
kandillerin
pırıltılarını gözlerim
herbirine fallar

ah yar!
binlerce saydım
süreyya'da incileri
binlerce tesbih
ardından
binlerce
sabahlar güneşler
doğurttum

sen
gelmedin
hiç hiç
gelmez oldun


11/11/2009

KIZARDI KALBA KADAİFİN ŞALGAMI..



o gün;
büyücülerin tamamı,
bir meydan'da toplandılar..

ortada bir kâtib,
adı
tâgût!

tâgût
ve
tâgût'a inanarak
uyanlar;
diğerlerini
yok etmeye
yemin ettiler..

ve bu arada
oyuncu;
sahnededir ve kendi kendine
konuşmakta
acaib sözler söylemektedir

"bu esnada halk arasında
  bazı tuhaf
  haberler gezmektedir"

şam diyarında bir şehir
kuzgun tetikte ve
beklemektedir

oyuncu çıldırmış-gibi'dir
yüksekten atıp-tutuyor
başıboş mayın!

korku ise
her yandadır
esiyor sanki
sam-u hurena!

ne olacak şimdi?


9/11/2009

BRITAIN KONTU'YUM; LEYLEK'İM GURURLUYUM..

beboş da getirirmiş..aman dı!.
leylek
kuş genusları içerisinde en sevimlisidir
kırmızı gagalı beyazdır
cameleri pam paktır
herkeşler onu uğur bilirler
ancak
Kararsiz
hacıbaba leyleğimiz
ha baba de baba
zürriyetleri ilen birlikte
orıya burıya gidip geldikte
makalak üzerisinde revan olmakta
özellikleri yüzünden
ve dans hakkında
garip fikirleri bulunmaktadır
bu munis uçarımız
mukabil cinse ma'lum sebeble
sesizce yaklaşırkene
diğer heyvanatlar kimin
zarttadanak davranmaz
sessizce ve narin ötüşlerle
aşk maceraları anlatmaz
lak laka lak lak lek
deyu şifreli ifadeler arzeder
ardınca
atlar sıçrar kanatlarını açar
aşa yukarı inip çıkarkene
gagayı vurar
şaklabanlık yapar
misisippiye gittiğinizde
kuşumuzun
minik sincabî cinslerini
temeşa ediniz
kurban bayramı tatilimiz
bu seyahat için imkân
sağlamaktadır
öneririm
Siritiyor
aşa barnak!

http://www.youtube.com/watch?v=6AveEEH5J9Y

hamiş;
bir ayten-lâtif fikir olaraktan
hindistana gider ve
leptoptilus argala'ları ya da
orman ibislerini
gözlemlemeniz mümkin
olabilicektir
moron and güdük lak lak..

bacalara leylek konmuştu
ben ebleh olduyum'çün
kaç adettirler deyu
gaga saydım
aa! on adetti idiler
fekat
aslında beş-altı
veya yedi adet olubilicek
olabilirler
çünkü
gagalar açılıp
kapanabilmekteydiler

leylek leylek leka lek
ben kelebek
tercih etmem olmak
(takdim-tehir oldu kalbası?)
ben gidiyom..dimehtir..

7/11/2009

AT BOTTOM; HEPSİ BİR G MAHSULÜDÜR..

ga geyli gala gula..

gece vardiyası
bir şose üzerinde
absorbe edilen spesifik radyasyonun
"arpa" dolayısı ile
sevdirilmesi işlemi olabilir

aksakallı ihtiyar adam
bi boz cisim buldu
tortulu koyumsu mahlûl idi
ciddi ya da tehlikeli olabilicek
sulusepken sağnağı altında
süreci hızlandırmak istemiş olabilicektir
kim bilebilir?..cekmidir?
ben da..

ancak yerçekimi gravitasyon
bu noktada
doğru hesaplanmalıydı..lanmamıştır..
öyle anlaşılmaktadır..

"vites gürültü yapıyodu!"

bisebebtir

"üç vardiya çalışıyodum
  zabah 8'e gadder anam ağladı
  uykusuzum..felân.."

..da bisebebtir

"hortum irtibatı bozukmuş
  conta sızdırmış
  salamastram bile yok annıyonmu?"

..da hamaset bir causalite problemidir..

kardişim
Sinirli
ööle torbıya bi göz atıp sona da
bayramlıkları geyip
ortaya çıkıp;

"Been biir BUZULBİLİM uzmanısıyım..
  siiz avam bi makulesiz
  tiz kelleniz vurula!."

teraneleri ilen kaçıp
HÖRGÜÇLÜKAYA'da
tatil yapmaa gidemessüz
yimeyiiz..eferin bise
uyanıkızdır!
uyumaz baykuş!
                          (bazen; accık uyuyabilir..)